Konu: Geri: ARİF NİHAT ASYA Salı Eyl. 16, 2008 11:48 am
BAYRAK
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık.
Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen ! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim !
MaşaALLAH tebarekALLAH..Ömer kardeşim yaşına göre çok olgun bir genç adamsın!.. Senin yaşıtlarını görüyorum da, sen geliyorsun aklıma gerçekten seni yürekten kutluyorum. Bu arada Ömer ismini çok severim. Şairimizin şiirleride çok güzel ellerine sağlık kardeşim..
Ne demekmiş “Yasak! ” İşiniz mi kalmadı Yapacak? Ne diye karışırsınız Saçımıza-başımıza, Bizi oyuncağınız mı sandınız Bakıp yaşımıza? Sebebini anlatamayacağınız Çocukça bir devrin hevesinden Karşınızdaki en güzel portreleri Mahrum ettiniz çerçevesinden! Kim demiş, ki: “Başörtüsüydü o! ” Başımızın -renk renk- Süsüydü o! Altında saçlarımız, Arkadan, ne hoş sarkardı; Kimimizde -örgü örgü- sarmaşıklaşır… Kimimizde, su olup akardı! Şu, bu nâmına “Yasak! ” demiş Bulundunuz, tezelden; Ne olurdu, anlasaydınız biraz da, Güzellikten, güzelden! Siz, bizden değilsiniz, Tanımıyoruz hiç birinizi, Çekin başımızdan Ellerinizi! Bir gericilik tutturmuşsunuz; Gericilik değil, Türk’ün köy modasıdır bu… Üstelik, ninemizin başımızda Taşıdığımız hatırasıdır bu! Dediniz: “Çıkacak başınızdan Başörtünüz! ” Alın -öyleyse- onunla Yüzünüzü örtünüz!
Ve mübarek geceler, dualarımız, Geri gelmeyen dualardı... Geceler ki pırıl pırıl, Kandillerin yanardı!
Kapına gelenler, ya muhammed, Uzaktan, yakından- Mü'min döndüler kapından!
Besmele, ekmeğimizin bereketiydi; İki dünyada aziz ümmet, Muhammed ümmetiydi.
Konsun -yine- pervazlara Güvercinler; "hu hu" lara karışsın Aminler... Mübarek akşamdır; Gelin ey fatiha'lar, yasin'ler!
Şimdi seni ananlar, Anıyor ağlar gibi... Ey yetimler yetimi, Ey garipler garibi; Düşkünlerin kanadıydın, Yoksulların sahibi... Nerde kaldın ey resul, Nerde kaldın ey nebi?
Günler, ne günlerdi, ya muhammed; Çağlar ne çağlardı; Daha dünyaya gelmeden Müminlerin vardı... Ve birgün, ki gaflet Çöller kadardı, Halime'nin kucağında Abdullah'ın yetimi, Amine'nin emaneti ağlardı!
Biz dünyadan nereye Göçelim ya muhammed? Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet Altın devrini yaşıyor... Diller, sayfalar, satırlar (ebu leheb öldü) diyorlar: Ebu leheb ölmedi, ya muhammed; Ebu cehil, kıtalar dolaşıyor!
Neler duydu şu dünyada Mevlid'ine hayran kulaklarımız: Ne adlar ezberledi, ey nebi, Adına alışkın dudaklarımız! Artık, yolunu bilmiyor; Artık, yolunu unuttu Ayaklarımız! Kabe'ne siyahlar Yakışmamıştır, ya muhammed, Bugünkü kadar!
Haset, gururla savaşta; Gurur, kafdağır17;nda derebeyi... Onu da yaralarlar kanadından, Gelse bir şefkat meleği... İyiliğin türbesine Türbedar oldu iyi!
Şu gördüğün duvarlar ki Kimi taif'tir, kimi hayber'dir... Fethedemedik, ya muhammed, Senelerdir!
Ne doğruluk, ne doğru; Ne iyilik, ne iyi... Bahçende en güzel dal, Unuttu yemiş vermeyi... Günahın kursağında Haramların peteği!
Bayram yaptı yabanlar: Semave'yi boşaltıp Save'yi dolduranlar... Atını hendeklerden -bir atlayışta- Aşırdı aşıranlar... Ağlasın yesrib, Ağlasın selman'lar!
Gözleri perdeliyen toprak, Yüzlere serptiğin topraktı... Yere dökülmeyecekti, ey nebi Yabanların gözünde kalacaktı!
Konsun -yine- pervazlara Güvercinler; "hu hu"lara karışsın Aminler... Mübarek akşamdır; Gelin ey fatiha'lar, yasin'ler!
Ne oldu, ey bulut, Gölgelediğin başlar? Hatırında mı, ey yol, Bir aziz yolcuyla Aşarak dağlar taşlar, Kafile kafile, kervan kervan Şimale giden yoldaşlar?
Şu tekbir getiren mağara, Örümceklerin değil; Peygamberlerindir, meleklerindir... Örümcek ne havada, Ne suda, ne yerdeydi... Hakkı göremiyen Gözlerdeydi!
Şu kutu, cinlerin mi; Perilerin yurdu mu? Şu yuva-ki bilinmez, Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi, kumru mu?- Kuşlarını, bir sabah, Medine'ye uçurdu mu?
Ey abva'da yatan ölü Bahçende açtı dünyanın En güzel gülü; Hatıran, uyusun çöllerin Ilık kumlarıyla örtülü!
Dinleyene hala, Çöller ses verir: "yaleyl!" susar, Uğultular gelir. Mersiye okur uhud, Kaside söyler bedir. Sen de, bir hac günü, Başta muhammed, yanında ebubekir; Gidenlerin yüzbin olup dönüşünü Destan yap, ey şehir!
Ebubekir'de nur, osman'da nurlar... Kureyş uluları karşılarında Meydan okuyan bir ömer bulurlar; Ali'nin önünde kapılar açılır, Ali'nin önünde eğilir surlar. Bedir'de, uhud'da, hayber'de Hak'kın yiğitleri, şehid olurlar... Bir mutlu günde, ki ölüm tatlıydı; Yerde kalmazdı ruh... kanadlıydı.
Konsun -yine- pervazlara Güvercinler; "hu hu"lara karışsın Aminler... Mübarek akşamdır; Gelin ey fatiha'lar, yasin'ler!
Vicdanlar, sakat çıkmadan, Ya muhammed, yarına; İyiliklerle gel, güzelliklerle gel Adem oğullarına!
Yüreklerden taşsın Yine imanlar! Itri, bestelesin tekbir'ini; Evliya, okusun kur'an'lar! Ve kur'an'ı göznuruyla çoğaltsın Kayışzade osmanlar!
Na'tini gaalip yazsın,mevlid'ini süleyman'lar! Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle Geri gelsin sinan'lar! Çarpılsın, hakikat niyetine Cenaze namazı kıldıranlar!
Gel, ey muhammed, bahardır... Dudaklar ardında saklı Aminlerimiz vardır!.. Hacdan döner gibi gel; Mi'raç'tan iner gibi gel; Bekliyoruz yıllardır!
Bulutlar kanad, rüzgar kanad; Hızır kanad, cibril kanad; Nisan kanad, bahar kanad; Ayetlerini ezber bilen Yapraklar kanad... Açılsın göklerin kapıları, Açılsın perdeler, kat kat! Çöllere dökülsün yıldızlar; Dizilsin yollarına Yetimler, günahsızlar! Çöl gecelerinden, yanık Türküler yapan kızlar Sancağını saçlarıyla dokusun; Bilal-i habeşi sustuysa Ezanlarını davud okusun!
Konsun -yine- pervazlara Güvercinler; "hu hu"lara karışsın Aminler... Mübarek akşamdır; Gelin ey fatiha'lar, yasin'ler!
ARİF NİHAT ASYA Full Indir ARİF NİHAT ASYA Full Dinle ARİF NİHAT ASYA Full Izle ARİF NİHAT ASYA Download ARİF NİHAT ASYA Yükle ARİF NİHAT ASYA Free Download ARİF NİHAT ASYA ne demek ARİF NİHAT ASYA nasil oluyor
ARİF NİHAT ASYA ücretsiz indir ARİF NİHAT ASYA fragmani ARİF NİHAT ASYA Film ARİF NİHAT ASYA Müzik
ARİF NİHAT ASYA mp3 ARİF NİHAT ASYA Videolari ARİF NİHAT ASYA Resimleri ARİF NİHAT ASYA Dizileri
ARİF NİHAT ASYA Sorun ARİF NİHAT ASYA hatasi ARİF NİHAT ASYA Cözüm nedir ARİF NİHAT ASYA ne demek
ARİF NİHAT ASYA nasil ARİF NİHAT ASYA Programm ARİF NİHAT ASYA Kurulum ARİF NİHAT ASYA Yardim ARİF NİHAT ASYA Kim